Öznel bir dünya sadece illüzyon mu, yoksa gerçek mi? Biz kavramsal bir dünyada gerçekten yaşıyor muyuz, yoksa bize öyle geliyor mu? Aslında biz "nesnel" dediğimiz dünyayı da nesnel olarak değil, öznel olarak algılarız.
İçinde var olduğumuz kâinat bir sırdır. Bilim insanları objektif yaklaşımlarına rağmen bu maddesel gerçekliği incelerken kendi sınırlı algıları dışına çıkamıyorlar. Algılayamadıkları hiçbir şeyin varolmadığını, dünyanın kendiliğinden meydana geldiğini düşünen bazılarına üzülüyorum. Yaratan bir sırdır. Ama vardır. Biz O'nu yaratmadık – aksine, O bizi yarattı. Bu da, tabii, inanç meselesi. Ama Yaratan'sız kâinata inanmak bana saçma geliyor.
İçinde var olduğumuz kâinat bir sırdır. Bilim insanları objektif yaklaşımlarına rağmen bu maddesel gerçekliği incelerken kendi sınırlı algıları dışına çıkamıyorlar. Algılayamadıkları hiçbir şeyin varolmadığını, dünyanın kendiliğinden meydana geldiğini düşünen bazılarına üzülüyorum. Yaratan bir sırdır. Ama vardır. Biz O'nu yaratmadık – aksine, O bizi yarattı. Bu da, tabii, inanç meselesi. Ama Yaratan'sız kâinata inanmak bana saçma geliyor.
Nesnel dediğimiz maddesel varoluş bile bizim için bir sırdır. Yaratan'ın bize verdiği göz sayesinde bu dünyaya baktığımızda onu bu renklerle, bu perspektifle görebiliyoruz; O kulağımızı başka türlü yaratsaydı, biz sesleri başka türlü duyardık. Yani duyu organlarımızdan farklı organlara sahip olsaydık, bu nesnel dünyayı başka türlü algılardık. Hayvanların duyu organları farklı olduğu için dünyayı bizden farklı algılarlar. Onların algılarında da çok sır var.
Demek, biz bu maddesel dünyayı kendi yaratılışımıza göre algıladığımız için, bu dünya da "bize göre" varolan bir illüzyon. Öyleyse yaşamımız ve bütün deneyimlerimiz de birer illüzyondan başka bir şey değil diyebiliriz! "Öznel" dediğim dünyaların – dillerin, kavramların, kültürlerin bu nesnel dünya kadar gerçek olduğuna inanıyorum. Nesnel olanı bile öznel bir şekilde algıladığımız için nesnel ve öznel olanlar arasında kesin bir sınır çizmek oldukça zor. Bu kâinatı Yaratan yarattı, dilleri ve edebiyatları ise biz yarattık – bunlar bizim kendi (öznel) dünyalarımızdır ve Yaratan'ın yarattığı bu maddesel dünyayı nasıl algılamamızı etkiler.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder